Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, “4C’den 4B’ye emekçi kardeşlerimizin geçişini 2 Nisan itibarıyla gerçekleştirmiş olacağız. Ücretlerinde yüzde 10 artış yapıyoruz. İzin sürelerinde de bir düzenleme gerçekleştireceğiz” dedi.

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen “TİSK Kurumsal Sosyal Sorumluluk 2017 Ödül Töreni”nde konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, işçilerle ilgili önemli çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Taşeron konusunun bu hafta “son viraja girdiği”nin” altını çizen Sarıeroğlu, “Çalışmalarımızda Allah’a çok şükür büyük bir aksaklık yaşamadık. Biraz algı operasyonlarına, bilgi kirliliklerine maruz kaldık ama sağlıklı bir şekilde yürütmüş durumdayız” diye konuştu.

Bakan Sarıeroğlu, 4C’den 4B’ye geçişlerle ilgili de şunları kaydetti:

“Dün akşam itibarıyla 4C’den 4B’ye geçecek kardeşlerimizle ilgili de kararnamemiz Resmi Gazete’de yayımlanmış durumda. Yüzde 10 ücret artışı ile izin sürelerini düzenleyerek 4C’den 4B’ye emekçi kardeşlerimizin geçişini 2 Nisan itibarıyla gerçekleştirmiş olacağız. Ücretlerinde yüzde 10 artış yapıyoruz. İzin sürelerinde de bir düzenleme gerçekleştireceğiz. Dün yaptığımız Kamu Personel Danışma Kurulu’nda bu konularla ilgili adım attık.”

Sarıeroğlu, bu süreçte katkı sağlayanlara teşekkür etti.

Bakan Sarıeroğlu, yaptığı konuşmada, TİSK’in en kıymetli paydaşlarından olduğunu belirtti. Konfederasyonun çalışma hayatına ilk başladığı yer olduğunu anlatan Sarıeroğlu, TİSK’in ülkenin gelişimine, kalkınmasına görüş ve önerileriyle ülkeye büyük katkıları olduğunu dile getirdi.

Sarıeroğlu, birçok konuda yasal düzenlemeler yaptıklarını ve mevzuatları hayata geçirdiklerini ancak farkındalık artırma ve zihinsel dönüşüm konusunda özellikle iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının gerçekleştirdikleri etkinliklerle sürece destek vermelerinin çok kıymetli olduğunun altını çizdi.

Bakan Sarıeroğlu, 2018 yılının “Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Yılı” ilan edildiğini hatırlatarak, şöyle konuştu:

“Gerek mesleki eğitim anlamında gerekse çocuk işçiliğiyle ilgili çok güçlü bir deklarasyon imzaladık bütün paydaşlarımızla birlikte. 2018 yılını Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Yılı ilan etmiş durumdayız. Bu alanda yine özel bir çalışmayı da konfederasyonumuzla birlikte Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak gerçekleştireceğiz. Yine bizim için bakanlık olarak önemli olan kurumsal sosyal sorumluluk konusunda işbaşı eğitim programlarında özel bir başlık açılması çok kıymetli. Bu alan da son dönemde atak yaptığımız alanlardan birisi.”

“TÜRKİYE EN BÜYÜK CEVABI VERDİ”

Sarıeroğlu, Türkiye’nin önemli süreçlerden geçtiğini ancak bu süreçlerin hasar alınmadan atlatıldığını ifade etti. Dün açıklanan büyüme rakamlarının da Türkiye’nin gücünü, performansını ve azmini gösterdiğine işaret eden Sarıeroğlu, bu sonuca işçi ve işveren örgütlerinin birlik ve beraberliğiyle ulaşıldığını vurguladı.

Bu başarı performansını artırarak sürdürme konusunda kararlı olduklarını belirten Sarıeroğlu, şöyle devam etti:

“Tüm dünyada senaryoların yazıldığı, krizle ilgili söylemlerin piyasalarımıza pompalanmaya çalışıldığı, umutsuzluğun yaygınlaştırılmaya çalışıldığı bir dönemde en büyük cevabı Türkiye olarak bu performansımızla vermiş durumdayız. Zor bir süreçten geçerken, daha kısa bir süre önce, 2016’da kara bir darbe girişimiyle karşı karşıya kalmış bir ülkeyiz. Arkasından Fırat Kalkanı Operasyonu’nu yürütmüşüz. Sonraki süreçte muzaffer olarak çıktığımız Zeytin Dalı Harekatımızı gerçekleştirdik. Böylesi süreçleri yaşarken maruz kaldığımız ekonomimize yönelik girişimler de söz konusuydu. Bunların topyekun değerlendirdiğimizde herhalde ekonomisiyle ilgili böylesine bir performansı sağlayabilecek başka bir ülke yok diye inanıyorum.”

“İSTİHDAM DOSTU BİR BÜYÜME PERFORMANSI SERGİLİYORUZ”

Türkiye’de üretim, yatırım ve istihdamı artırmak için el birliğiyle çalışacaklarını belirten Sarıeroğlu, ihracatta da rekorlar kırdıklarını, rakamların pazar günü Kilis’te açıklanacağını bildirdi.

İstihdam rakamlarının yeni açıklandığını hatırlatan Sarıeroğlu, şu anda 28 milyona ulaşan istihdam ve 31 milyona ulaşmış iş gücüne katılım rakamına ulaşıldığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2017’de hayata geçirilen Milli İstihdam Seferberliği ile 1,5 milyon yeni istihdam yaratıldığına işaret eden Sarıeroğlu, şöyle konuştu:

“Bu süreçte İŞKUR olarak biz 1 milyon 57 bin kişinin işe yerleşmesine aracılık etmişiz ki bu rakam çok kıymetli. 2002 yılına döndüğümüz zaman 65 bin kişilik işe yerleştirme performansına sahip olan İŞKUR’umuz bugün 1 milyon 57 bin kişiyi işe yerleştirir hale gelmiş. Türkiye değişip dönüşürken kurumlarımız da değişip dönüşüyor. Türkiye’nin değişim dönüşüm hızına ayak uydurmak için var gücüyle vizyonuyla proaktif politikalarıyla çabalarını sürdürüyorlar. Bunları inşallah güçlü şekilde devam ettireceğiz. Bir puanlık büyüme 0,8 puanlık istihdam artışına şu anda denk geliyor. Bu çok önemli bir performans. İstihdam dostu bir büyüme performansı sergiliyoruz. Dengeli şekilde büyümemizi sürdürmek, daha kapsayıcı bir hal alması için çabalarımızı artırmak ve istihdama katkısını daha da artırmak için politikalarımızı arka arkaya açıklıyoruz.”

”YATIRIM ORTAMINA DEVRİM NİTELİĞİNDE İYİLEŞTİRME”

Bakan Sarıeroğlu, Afrin’de harekat gerçekleştirirken reform gündeminden de hükümet olarak ayrılmadıklarını vurguladı. Uluslararası arenada harekat ve Türkiye ile ilgili kara propagandalarla mücadele ederken, diğer yandan da ülke ekonomisi ve iş dünyası ile ilgili adımları attıklarını anlatan Sarıeroğlu, “Yatırım ortamının iyileştirilmesiyle ilgili devrim niteliğinde düzenlemeler yapıldı” ifadelerini kullandı.

Sosyal güvenlik anlamında da kapasitelerini zorladıklarının altını çizen Sarıeroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“8 noktada gerçekleştirilen iş yeri açma işlemleri artık tek bir noktaya düşmüş durumda. Hizmetlerimizi birleştiriyoruz. Kurumlar olarak kapasitelerimizi birleştirerek daha da güçlendirmeye çalışıyoruz. Diğer taraftan dün KDV ile ilgili Meclis’ten vergilerimizle alakalı olarak Maliye Bakanlığımızın hazırlamış olduğu paketimiz hayata geçti. İnşallah kısa bir süre sonra Sayın Cumhurbaşkanımızın imzasıyla yürürlüğe girecek. Yine bakanlık olarak tüm paydaşlarımızla yaptığımız toplantılar sonucunda açıkladığımız istihdam teşviklerimizle ilgili paketimizi de Cumhurbaşkanımızın imzasıyla bu hafta itibarıyla yürürlüğe sokmuş durumdayız.”

“TÜRKİYE ÖNÜNÜ GÖRÜYOR”

Türkiye’nin önünü gördüğünü, büyüme performansının artık nitelikli olduğunu vurgulayan Sarıeroğlu, makine teçhizat yatırımlarındaki artışın iş dünyasının üretim yapma konusundaki heves ve kararlılığını gösterdiğini bildirdi.

İmalat sanayisinin performansının da Türkiye’nin ileriki dönemdeki büyüme seyrinin ne yönde olacağını gösterdiğine işaret eden Sarıeroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yeni yatırımlar konusunda attığımız adımlarla birlikte teşviklerimizin etkisinin çok daha güçlü olacağına inanıyoruz. Teşviklerimizde bu dönemde daha da farklılaşmaya gittik. Büyüme rakamlarımızdaki argümanları çok iyi değerlendirdik. Türkiye’nin bir yandan geleceğe güçlü şekilde hazırlanmasını önceledik, diğer taraftan da iş dünyamızın ihtiyaç duyduğu alanlarda dokunuşlarımızı yapmak için gayret içinde olduk. Sektör odaklı bir teşvik uygulaması başlattık.”

EĞİTİM KONUSUNDA FİNANSMAN DESTEĞİ

Asgari ücret üzerinden verilen teşviklerin miktarını artırdıklarını belirten Sarıeroğlu, uygulanan teşviklerin süresini de 2020 olarak belirlediklerini kaydetti.

İş dünyasının ihtiyacı olan elemanı yetiştirmedeki gayretlerinin yeterli olmadığını dile getiren Sarıeroğlu, burada farklı bir felsefe ortaya koyduklarını vurguladı. Eğitim konusunda artık finansman desteği vereceklerini kaydeden Sarıeroğlu, eğitimin içeriği ve bu konudaki inisiyatifi iş dünyasına bırakacaklarını bildirdi.

Taşeron konusunda yaptıkları çalışmalarda çok ciddi engellemeler, spekülasyonlar ve sıkıntı yaratacak müdahalelerle karşılaştıklarının da altını çizen Sarıeroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“81 ilde teyakkuz halinde olduk. Sınavları bastık, değerlendirme komisyonlarını kontrole gittik, hak ve adalet temelli bir sürecin uygulanması için yoğun bir gayret içinde olduk. Ama maalesef ki ana muhalefetle alakalı olarak da söylem konusunda, bu konunun siyasete alet edilmesi konusunda bir sürü sıkıntılı sürece maruz kaldık. En sonuncusu bu sabah oldu. Yine bir manşette bir vekilimizin, bu kadar temasımıza bu kadar diyaloğumuza rağmen siyaset tarihinde okutulması gereken bir sürecini gördüğümü üzülerek belirtmek istiyorum. Türkiye olarak böylesine önemli bir süreçteyken, hızımızı almış ilerliyorken, her alanda reformlarımızı yapıyorken, çalışmaların daha da iyileşmesi için büyük bir gayret varken, ben şahsen ana muhalefetten de bu konuda daha yapıcı eleştiri, iyiye götürecek önerileri içeren bir bakış açısı ve söylem bekliyorum. Türkiye çünkü bunu hak ediyor. Hiçbir sorun yokken ortada, sorun varmış gibi bir algı yaratıp, sonra da bu sorunu çözüyormuş gibi bir algı yaratıp bizlerin de o sürecin içinde dolgu malzemesi gibi kullanılmamızı da kınadığımı ifade etmek istiyorum.”

SİVAS’TA KYK’DA YAPILAN SINAV

Sivas’ta Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü’nde taşeronla ilgili yapılan bir sınavda, henüz sınav sonuçları açıklanmamışken bazı kişilerin başarısız sayıldığına ilişkin bir ifade kullanıldığına değinen Sarıeroğlu, şunları kaydetti:

“Talimatnamede yer alan ‘Bir lamba ne kadar sürede temizlenir?’ diye bir soru. Bu soru temizlik talimatında madde olarak yer alan bir soru. İlkokul mezunu, eğitim düzeyi düşük bir arkadaşımıza bu soru çıkmış. Herkesin eğitim düzeyi ve yaptığı işe göre sorular soruldu. Sadece oradaki lamba lafından dolayı, ampule karşı alerjilerinin olmasının bir göstergesi olarak böyle bir söylem ortaya attılar. Ben bunun çok yazık olduğunu ifade etmek istiyorum.”

Yaşanan olaydaki işçiyi bizzat kendisinin aradığını ve sınavın nasıl yapıldığını, söylemlerinin yanlış olduğunu ifade ettiğini anlatan Sarıeroğlu, haberi yapan gazeteyle de görüştüğünü dile getirdi.

Bunun üzerine aynı gazetede bugün, “Bakan müdahale etti, sorun çözüldü” şeklinde bir haber yayınlandığına işaret eden Sarıeroğlu, şunları söyledi:

“Zaten ortada bir sorun yoktu, açıklanmış bir sınav sonucu yoktu. Yani bu çok yazık. Bizim çok işimiz var. Doğru yapmamız gereken çok iş var. Bu ülkenin 81 milyon vatandaşına borcumuz, sorumluluğumuz var. Bizleri bu tarz basit siyasi ayak oyunlarıyla hiç kimse meşgul etmesin buna hakları yok. Ortada sorun yokken sorun varmış gibi gösterip o sorunu da kendisi çözmüş gibi gösteren bir algı yaratma performansının ben siyaseten incelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Nasıl bir ruh hali, nasıl bir bakış açısı. Şaşırmıyoruz da ön tekerlek nereye giderse arka tekerlek de oraya gidiyor zaten. Onun da bir göstergesi maalesef.”