Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, “Ombudsman Halkla Buluşuyor” programları kapsamında bazı temaslarda bulunmak için İzmir’e gitti. İzmir’deki bir otelde basın mensuplarıyla bir araya gelen Kamu Başdenetçisi Malkoç’a kamu denetçileri Arif Dülger, Celile Özlem Tunçak, Hüseyin Yürük ve Saadettin Kalkan eşlik etti.

“Alternatif çözüm yollarından biri”

Kamu Denetçiliği Kurumu’nun 5 yıldan bu yana faaliyetlerini sürdürdüğünü anlatan Şeref Malkoç, “Kamu denetçiliğinin görevi insanların şikayetleri doğrultusunda idareyi denetimdir. Önemli olan husus demokrasinin değişik aşamalarında toplumların talepleri ister istemez farklılaşıyor. Siyasetçiler, hukukçular ihtiyaçları karşılamak için değişik hizmet birimleri kurdukları gibi bu birimlerin gereği gibi insanlara ulaşıp ulaşmadığını, hizmetler esnasında hukuka uygun davranıp davranmadıklarını denetlemek istemişlerdir” dedi.

“Hak ihlalleri karşısında akla ilk gelen yer mahkemelerdir. Ancak dünyada hemen mahkemeye müracaat edilmemesi, alternatif çözüm yollarının aranması için çabalar oldukça yoğunlaşmıştır. Sendika, şirket arasında arabuluculuk müessesi oluşmuştur. Mahkeme dışı alternatif çözüm yollarından biri kamu denetçiliği kurumudur. Kamu Denetçileri Kurumu olarak, bize yapılan başvuruları 6 ay içerisinde karara bağlıyoruz. Ücret, pul, harç parası almıyoruz.”

2017’de 17 bin 131 başvuru

Çeşitli illerde yaptıkları benzer toplantılarla vatandaşlarla kendi haklarını arama yolları konusunda karşılıklı görüş alışverişinde bulunduklarını vurgulayan Malkoç, “2017 yılı içerisinde 17 bin 131 başvuru yapıldı. Bunların yüzde 19’unu dostane çözüm şeklinde çözüme bağladık. Hem vatandaşın işi çözüldü hem de mahkemeye gitmeye gerek kalmadı” dedi.

“En fazla başvuru kamu görevlilerinden”

Şeref Malkoç, “Kurumumuz halk tarafından yeterince tanınmıyor” diyerek, “Ne kadar halk tarafından bilinirse idare ile insan arasında birçok sorunun mahkemeye intikal etmeden çözüleceği kanaatindeyiz. Biz vatandaşın avukatlığını yapıyoruz ama idareye de yol gösteriyoruz. Önceki yıllarda olduğu gibi 2017 yılında en fazla başvuru kamu görevlileri tarafından yapıldı. Tayin, özlük hakları, disiplin gibi konularında. 5 yıllık ortalaması yüzde 30 civarında” ifadelerini kullandı.

“Geçen yıl eğitim alanındaki şikayetler kamu personelinin şikayetlerini yakaladı ve geçti. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullar, ÖSYM ve YÖK konusunda şikayetler geçen sene birinci sırayı aldı. Bu yıl ilk üç ayda denge bu doğrultuda gidiyor. Ardından yerel yönetimlerle ilgili şikayetler geliyor. Kurumumuz tanındıkça yerel yönetimlerden daha fazla şikayet geleceğini düşünmekteyim. Geçmişte bir kamu görevlisi verdiğimiz karara uymayacağını söyledi, ‘Bizim kararımıza uymayan bir kamu görevlisi makamında oturamaz’ dedik. Kısa bir süre sonra makamından ayrılmak zorunda kaldı.”

Kaynak: İHA